
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türk Devletleri İşbirliği Günü Resepsiyonu’na katılarak önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Uraloğlu, Nahçıvan Anlaşması’nın 17. yıldönümünü kutladıkları bu buluşmada, tüm Türk Dünyası’nın İşbirliği Günü’nü kutladı. 3 Ekim 2009’un, kardeş halk ve devletlerin ‘Dilde, Fikirde, İşte Birlik’ şiarına bağlılığının somut bir göstergesi olduğunu belirtti.
TDT Bölgesel Barış ve Refaha Hizmet Edecek
Bakan Uraloğlu, Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) zamanla bir cazibe merkezi haline gelmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Macaristan, Türkmenistan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti gibi gözlemci devletlerin katılımıyla örnek bir işbirliği modeli oluşturulduğunu vurguladı. Uraloğlu, TDT’nin önümüzdeki yıllarda da bölgesinde ve ötesinde barış, refah ve istikrara hizmet etmeye devam edeceğini söyledi.
Son on yedi yılda Türk Devletleri arasındaki ikili ve çok taraflı işbirliklerinde önemli ilerlemeler kaydedildiğini ifade eden Uraloğlu, TDT bünyesindeki 60’ı aşkın mekanizma aracılığıyla küresel ve bölgesel sınamalara karşı dayanışmanın pekiştirildiğini ve uluslararası güvenliğe katkı sağlandığını belirtti. Uraloğlu, Türk Dünyası 2040 Vizyonu doğrultusunda çok taraflı işbirliğinin kapsamının her geçen yıl geliştirildiğini ve bu vizyonun halkların hayatına somut kazanımlar olarak yansıtılması için çalışılacağını ekledi.
Ankara 13. Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’ne Ev Sahipliği Yapacak
Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin 29-30 Ekim 2026 tarihlerinde Ankara’da, ‘Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik’ temasıyla düzenlenecek Türk Devletleri Teşkilatı’nın 13. Zirvesi’ne ev sahipliği yapacağını duyurdu. Uraloğlu, Ankara Zirvesi’nin Türk Dünyası’nın bütünleşme sürecinde yeni bir aşama olacağını ve ortak geleceği inşa etme iradesini pekiştireceğini ifade etti. Türkiye’nin Dönem Başkanlığı’nda, kardeş ülkeler arasındaki desteğin güçlendirilmesi, ortak menfaatlerin savunulması ve Teşkilatın uluslararası görünürlüğünün artırılmasının hedeflendiğini kaydetti.
Bakan Uraloğlu, Türk Dünyası’nın geleceğine yön verme kararlılığının en üst düzeyde ortaya konulacağını belirterek, birlikte hareket etme iradesinin daha güvenli ve müreffeh bir geleceğin teminatı olduğuna inandığını dile getirdi. Uraloğlu, 2040’ta daha güçlü bağlara sahip, değişen dünya şartlarına dayanıklı, birlikte üreten ve bölgesinin geleceğinde söz sahibi olan bir Türk Dünyası öngördüğünü söyledi. Küresel sınamalar karşısında Türk Devletleri olarak dayanışmanın güçlendirilmesi, birbirini desteklenmesi ve kapsayıcı bir refah vizyonu için çaba gösterilmesi gerektiğini vurguladı.