
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, Türkiye’nin COP31 hazırlıklarına ilişkin İstanbul’da medya temsilcileriyle bir araya geldi. Kurum, COP31’in Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kadar önemli bir organizasyon olduğunu belirtti. 196 ülkenin iklim taahhütlerini, projelerini ve hedeflerini paylaştığı bu toplantılarda, ülkelerin taahhütlerinin yerine getirilip getirilmediğinin sorgulandığını ifade etti. Bu nedenle COP31’i, New York’taki Birleşmiş Milletler Zirvesi ile eşdeğer bir organizasyon olarak tanımladı.
İklim Dirençli Şehirler ve Altyapı Vurgusu
Bakan Kurum, iklim dirençli şehirler konusunda İstanbul Ayazağa’daki sel sonrası incelemesini örnek göstererek, dere ıslahı tamamlanmadan kültür merkezi yapımının hızla devam ettiğini gözlemlediğini aktardı. Kültür merkezi ihtiyacının olabileceğini ancak altyapı ve arıtma tesislerinin yapılmadığı yerlerde bu tür merkezlere öncelik verilmemesi gerektiğini savundu. Kurum, afet sonrası yaşanan maddi kayıpların, afet öncesi yatırımlara kıyasla 10 kat daha fazla maliyet getirdiğini vurgulayarak, afetlere dirençli şehirlerin inşasının önemine dikkat çekti.
Çöp İthalatı Yerine Ham Madde İthalatı
Türkiye’nin Avrupa’dan çöp ithal edip etmediği sorusuna yanıt veren Kurum, ülkeye çöp ithalatına kesinlikle izin verilmediğini belirtti. İthal edilenin, hammadde olarak kullanılabilecek granül formdaki geri dönüştürülebilir atıklar olduğunu açıkladı. Kurum, Adana’daki plastik kirliliğiyle ilgili denetimlerde kaçak yollarla ham madde getirildiğini tespit ettiklerini ve ilgili işletmeleri kapatarak cezai işlem uyguladıklarını sözlerine ekledi. Bakan Kurum, Sıfır Atık uygulamasıyla geri dönüşüm oranlarının arttırılmasıyla hammaddenin ülke içinde yeterli hale geleceğini ve hatta fazlasının ihraç edileceğini söyledi.
Sürdürülebilirlik ve Kararlılık Vurgusu
Kurum, COP31’in kendi karbon ayak izini azaltmak için sıfır emisyonlu bir organizasyon olmayı hedeflediğini ve bu kapsamda sürdürülebilirlik belgesini alan ilk COP organizasyonu olduklarını bildirdi. Ulaşımda düşük emisyonlu ve elektrikli araçların kullanılacağını belirtti. Ayrıca, iklim değişikliği ile mücadelenin NATO’nun savunma harcamaları mantığıyla finansman desteğiyle mümkün olabileceğini işaret ederek, bu konuda tüm dünyanın aynı kararlılığı göstermesi gerektiğini ifade etti. Kurum, geleceğin ve çocukların bu mücadelede samimiyet ve kararlılık beklediğini vurgulayarak, yeni taahhütler yerine mevcut taahhütlerin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.