
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin ilk yüzer üretim platformu Osman Gazi‘nin Mavi Vatan’daki görev yerine hareket etmek üzere olduğunu duyurdu. Platformun devreye girmesiyle birlikte, doğal gaz ihtiyacını yerli imkanlarla karşılanan hane sayısı 4 milyondan 8 milyona yükselecek. Bu projenin, ülke ekonomisine yıllık 3,5 milyar dolar katma değer sağlaması bekleniyor.
Devasa Boyutlar ve Özellikler
Karadeniz’deki Sakarya Gaz Sahası’nda yerli doğal gaz üretimini ikiye katlaması hedeflenen Osman Gazi platformu, yaklaşık 3 futbol sahası uzunluğunda olup 298,5 metre uzunluğa, 56 metre genişliğe ve 29,5 metre derinliğe sahip. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 27 Mayıs 2025’te ismi belirlenen platform, 29 Mayıs 2025’te Dolmabahçe’den Filyos’a uğurlanmıştı. Zonguldak Filyos’ta sertifikasyon süreçlerinden geçen platformun üstyapısında 21 ayrı tesis bulunuyor. Sakarya Gaz Sahası’nın özelliklerine uygun olarak 11 tesis yeniden inşa edilirken, 10 tesis modifiye edilerek entegre edildi.
Geniş Kapsamlı Hazırlık Süreci
Osman Gazi platformunun bakım ve hazırlık süreçlerinde toplam 642 kilometre elektrik kablosu döşendi ve yaklaşık 30 kilometre borulama işlemi gerçekleştirildi. Bu çalışmalarda yaklaşık 7 bin kişi görev aldı. Acil durumlarda gaz tahliyesini sağlayacak 260 ton ağırlığındaki 96 metre yüksekliğindeki Alev Kulesi ise ağustos 2026’da monte edildi.
Uzun Süreli Görev ve Üretim Kapasitesi
17 Ekim 2026 Cumartesi günü Filyos Limanı’ndan Karadeniz’e uğurlanacak olan Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu, 140 kişilik personel kapasitesiyle 7/24 esasına göre 20 yıl boyunca görev yapacak. Platform, karadan yaklaşık 170 kilometre mesafede, işlenen doğal gazı ulusal şebekeye iletecek. Osman Gazi ile Sakarya Gaz Sahası’ndaki günlük doğal gaz üretimi 9,5 milyon metreküpten 20 milyon metreküpe çıkarılacak.
Ekonomik Katkı ve Enerjide Tam Bağımsızlık
Günlük üretilecek gazın bugünkü fiyatlarla yaklaşık 10 milyon dolarlık bir mali değere ulaşması öngörülüyor. Platformun Türkiye ekonomisine yıllık 3,5 milyar dolarlık katkı sağlaması hedefleniyor. Bu yıl sonu itibarıyla alev kulesinden ilk gazın yakılması ve 2027 yılı başında üretime başlanması planlanıyor. Bu gelişme, Türkiye’nin enerjide tam bağımsızlık hedefine önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.